KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Duru 68” kitabıyla tanıdığımız “Kıymet ERCEK” var.

Merhabalar Kıymet Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Nazik teklifiniz için ben çok teşekkür ederim. Elli sekiz yaşında özel bir banka emeklisiyim. Yüksek lisans mezunuyum. Hayata dair her şey ilgi alanım da. Leziz bir yemekten, harika bir kitap okumaya, hücrelerime kadar klasik müzik dinlemeye, önümden geçen yaşlı bir amcanın sırtını sıvazlamaya, penceremde suyunu içen serçe ve sokak köpekleriyle konuşmaya kadar.

 “Duru 68” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

Öncelikle sürprizler bekliyor okurumu. Kendilerini yaşayacakları kelimeler, olaylar, hayatlar, sevinçler ve birazcık da hüzün. Bireyin dehlizlerinde toplum, toplumun dehlizlerinde bireyi, yaşam ve yaşamın ta kendisi bekliyor her birini.

Hikâye yazmanın en zor kısımlarından biri de olay örgüsünü oluşturabilmektir. Bu eserinizdeki olaylar yaşanmış bir yere mi dayanıyor yoksa kurgu mu?

Yaşanmışlıklarla bezenmiş bir kurgu.

Yazmanın sizdeki tarifi nedir? Bize bunu biraz anlatır mısınız?

Mucize. Boş, beyaz sayfaların harflerle kelimelerle, duygu ve düşüncelerle dolma mucizesi. Onun da ötesinde sadece benim kafamda yaşayan ve yaşananların yazı aracılığıyla başka beyinlere aktarma serüveni.

“Dijitalleşmenin “edebiyata” etkisi nedir? İyi ve kötü yanlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Benim yaşam felsefem iyimserlik üzerine. Dijitalleşmenin edebiyata olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Ben dijitalleşme sayesinde yazabildim. Dijitalleşme edebiyatla ilgili herkes ve her durumu erişilebilir ve iletişebilir bir hale getirdi. Bu edebiyatı her anlamda zenginleştirecektir. Kitap kokusu ve sayfa sevenler o tutkularını zaten kitap sayfalarında giderecektir.

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Aslında klasik tutkunuyum. Ancak son dönem distopyaya da hayranlık beslemeye başladım. Yazın anlamında kıymetli her tür yazarı okuyorum.

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Eğitim elbette ilk önerim. Edebiyat başlı başına bir disiplin. Bu disiplinin de kendine özgü alfabesi var. Önce o alfabeyi sökmek gerek. Öyle ilham geldi yazdım gibi bir durum yok. Okumak, test etmek, yaşamak, donanmak, gözlemek ve çok çalışmak bu işin yapı taşları.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Okuma oranının çok düşük olduğunu sanmıyorum. Ancak çok çok artmasını isterim. Kitap okuma hazzını yaşamamış bir insanın dünyadan ayrılması bence acıların en büyüğü.

Genç nesile gelince: Onların her biri mücevher. Zihinleri pırıl pırıl, potansiyelleri sonsuz.  Ancak onları yönlendirecek bilgice, görgüce, ahlakça zengin büyükleri; az ve yetersiz.

Değerli Kıymet Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben çok teşekkür ederim. Her okurun yüreğinden öperim. Saygı ve minnetle.

 

 

Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com