Portakal çiçeği kokan sokaklarına, baharın eril sevincinin fışkırdığı Fethiye’ye döndüm dün akşam…

Uçakta, Orhan Veli’nin plâtonik aşkı Nahit Hanım’a yazdığı mektupları içeren “ Yalnız Seni Arıyorum “ kitabını okuyordum;

Bir mektubunda şöyle yazıyordu Orhan Veli; Senin yalnız bana ait olmanı istiyorum. Gelgelelim bunun imkânsız olduğunu da biliyorum. “

Nahit Hanım, Yahya Kemâl’den Cemal Süreya’ya pek çok sanatçının kalbini titretmiş, alımlı kültürlü bir kadın…

Rakı şişesinde balık olma özlemi içinde kıvranan zavallı Orhan Veli’nin mektubu ne kadar trajik…

Bu anda, İskenderiye’den Akdeniz’i gözleyen Kavafis düştü aklıma, Orhan Veli gibi o da içe dönük ve melânkolikti.

Geç saatte eve girer girmez, Kavafis’in “ Sanat her zaman yalan söylemez mi? “ isimli minik notlarının bulunduğu kitabı çekip aldım kitaplığımdan…

13.12.1902 tarihli notunda avunarak şöyle diyor klâsik Yunan şiirinin âbidesi Kavafis; “ Yoksunluk insana güç verir mi bilmem. Çoğu zaman verdiğine inanırım. Ama yücelik kaynağı olduğundan hiç kuşkum yok. “

Yani, Orhan Veli gibi gücü kendi küçük dünyasında buluyor Kavafis…

Sonra, Yunan denizlerinin boğamadığı, Yunan rüzgârlarının yıkamadığı ulu çınar Mikis Theodorakis’in ilk kez 1987 yılında Yalıkavak sahillerinde okuduğum “ Sanatsal İnancım “ isimli röportaj notlarına uzanıyor elim…

Sanata ve kültüre bakışını anlatırken, sözlerine kasırgalar eşlik ediyor sanki;

“ Kültür sadece bilgi birikimi, müzik, şiir ya da başka bir kültür materyalinin, kavramların ve düşüncelerin insan zihninde depolanması değildir.

Kültür, kollektif bir eyleme katılımdır, yaşama karşı konumumuzdur.

Hem, felsefi bir kavram olarak ele alınan yaşam, hem de somut, ivedi ve günlük dinamizmin içinde akıp giden yaşam. “

Yani, yaşamın tüm boyutlarına cesaretle uzanan bir dinamizm söz konusu.

Konstantinos Kavafis’in ve bizim Orhan Veli’nin mahsun melânkolik eserlerine karşı, Mikis Theodorakis’in kendi ulusunun geleneksel kültüründen aldığı ivme ile yarattığı, tüm dünya halklarının ortak değeri olmuş binlerce eser…

Aidiyetin zincirlerine bukağılanmamış, Yunan Komünist Partisi’ne bile isyan edip kendi muhteşem menkîbesini yaratabilmiş bir büyük sanatçı…

Neyse; uçakta kafamda uçuşan sanatçı değerlerini, saatler sonra da olsa uzandığım koltukta okuduğum kitaplardan aldığım huzurla, onları yastığımın altına istifleyerek, Theodorakis’in Şili halkına direniş armağanı olan Canto General’i mırıldanarak uykuya çekiliyorum…

Meraklısına;

  • Mikis Theodorakis / Sanatsal İnancım / 1987 / Afa Yayınları
  • Konstantinos Kavafis / Sanat Her Zaman Yalan Söylemez mi? / 1993 / YKB Yayınları
  • Orhan Veli / Yalnız Seni Arıyorum / 2024 ( 13. Baskı ) / YKB Yayınları
Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com