Fethiye’de aynı gün oğlu Hamza Özkaraca ile birlikte koronavirüse yakalanan ve 20 günlük tedavi sonrası oğlunu kaybeden Hasan Özkaraca, tüm vatandaşları uyararak, “Bu salgın çok ciddiye alınacak bir hastalık. Ben hayatının bağrında gencecik oğlumu kaybettim. Tüm vatandaşlarımızı bu salgına karşı alınması gereken maske, mesafe ve hijyen konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum” dedi.

Fethiye’nin Karaçulha Mahallesinde 4 Kasım tarihinde oğlu Hamza Özkaraca(27),ile birlikte aynı gün koronavirüs salgınına yakalanan, Hasan Özkaraca(54)kaybettiği oğlu ile yaşadığı son zamanları ve tedavi sürecini Fethiye ve Beşkaza Gazetesi Muhabirlerine anlatarak tüm vatandaşları bu salgına karşı mücadelede alınması gereken tedbirlere uymalarını istedi.

Kendisinin dolmuş şoförlüğü esnasında bu salgına yakalandığını, koronaviürsten hayatını kaybeden oğlunun ise çalıştığı Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki MUSKİ’den salgına yakalandığını ifade eden acılı baba Özkaraca,”Covid-19 salgınına yakalandığımızı bilmiyorduk. Oğlum ile birlikte mahallemizde sağlık ocağına müracaat ettik. Doktorumuzun verdiği ilaçları bir hafta kullandık. İyileşme olmayınca Fethiye Devlet Hastanesine gittik. Yapılan testler sonucu hem oğlum Hamza’da, hem de bende koronavirüs olduğu tespit edildi.İkimizin de hastaneye yatışı yapıldı ve tedavi görmeye başladık. Tedavi sürecinde oğlum benden daha inançlı ve dirençli idi. Cam Kemik hastası olduğu için zaten engelli idi. O haldeyken bile hastane odasında benimle ilgilenirdi. İlaçlarımı zamanında almama yardımcı olurdu. Yani bana çok büyük moral ve motivasyon veriyordu” dedi.

Hastanedeki tedavi sürecinin 17’nci gününde Hamza’nın yoğun bakım ünitesine alındığını söyleyen acılı baba Hasan Özkaraca, “Oğlum ile birlikte aynı odada tedavi görüyorduk. Doktorumuz tedavimizin 17’nci gününde Hamza’nın durumundan endişe ederek yoğun bakım ünitesine aldı. Yaklaşık 2 gün orada kaldıktan sonra, doktoruna benim ile ve annesi ile görüşmek istediğini belirtmiş. Doktor beyde müsaade etmiş ve benim tedavi gördüğüm odaya geldi. O anda bile moral ve motivasyonunu yüksek tutarak benimle ilgilenmeye çalıştı. Zaten oğlum Hamza’mı en son o zaman görebildim. Benım tedavi sürecim bitti ve evimde karantinaya alındım. Evimde karantina altında iken  ne yazık ki oğlumun ölüm haberini aldım. Biz onun eskisi gibi yine neşeli bir halde aramıza gelmesini beklerken, Rabbim onu yanına aldı” diye konuştu.

Koronavirüs salgının hafife alınacak bir hastalık olmadığına da değinen Hasan Özkaraca, “ Bu hastalığı başına gelmeyen bilemez. Allah’ım hiçbir kuluna da göstermesin. Oğlumun cenaze namazına bile katılarak, mezarına bir avuç toprak atamadım. Bundan daha acı bir şey olabilir mi? Yani söylemek istediğim tüm halkımızdan sözüme kulak vermelerini istiyorum Salgına karşı alınması gereken tüm tedbirlere uysunlar. Özellikle maske, mesafe ve hijyen kuralları çok önemli. Naçizane bu hastalığı geçirmiş birisi olarak, ve oğlunu bu hastalığa vermiş bir baba olarak halkımız bu salgını ciddiyete alsın” ifadelerinde bulundu.

Acılı Anne, “Bu Salgına Hamza’mı Verdim. Başka Hamza’lar Ölmesin”

Oğlu Hamza Özkaraca’yı bir an bile olsa unutamadığını belirten acılı anne, Safire Özkaraca(51) ise, “Bir gün oğlumun  böyle bir hastalığa yenik düşeceği aklımın ucundan bile geçmezdi.Biz bu acıyı yaşadık. Lütfen herkes, bu salgını ciddiyete alsın. Hiçbir zaman küçümsenmeyecek bir hastalık bu. İnşallah bir an önce bu hastalığa çare bulunur ve benim Hamza’m gibi başka aileler Hamza’larını kaybetmez” dedi.

Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com