Cengiz Aytmatov; Ethem Gözlü’nün mükemmel çevirileri ile eserlerine gönül verdiğim ve kitaplığımın en ulaşılır yerinde tuttuğum Kırgız yazar. Halkımız O’nun hikâyelerinden hazırlanan; Selvi Boylum Al Yazmalım ve Cemile filmlerini ne kadar benimsemiş ve bizden kabul etmişti.

Henüz on dört yaşındayken Sovyet Dönemi Kolhoz sekreterliği yapan Cengiz Aytmatov, derin gözlemleri ile meydana getirdiği eserlerinde bizi Orta Asya bozkırlarının tertemiz insan ilişkileri arasında dolaştırır, doğanın insanla, insanın doğa ile bütün olduğunu, olması gerektiğini sakin akan bir nehir gibi anlatır bizlere.

Beyaz Gemi, Elveda Gülsarı, Toprak Ana, Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, İlk Turnalar, İlk Öğretmenim, Cemile, Selvi Boylum Al Yazmalım, Askerin Oğlu gibi yüzlerce eseri, demli bir çayın keyfini verir, insanın yüreğini ışıtır.  “ Mutluluk nisan yağmuru gibi boşalıvermez üzerine insanın,  çaba, özveri ve vicdanının yekünüdür mutluluk “ der, Beyaz Gemi’de.

Ve Cengiz Han’a Küsen Bulut hikâyesi de, Cengiz Aytmatov’undur. Moğol İmparatoru Cengiz Han döneminde geçen bir efsaneyi, Cengiz Aytmatov öylesine ustalıkla işlemiştir ki; Cengiz Han’ın Moğol İmparatorluğu’nun yayılıp büyümesinin varlık nedeni olan daha doğrusu doğa kanunlarını ve insan ilişkilerini yok sayacak aşırı disiplini, Cengiz Han’a Küsen Bulut’ta çarpıcı ve ibret verici bir manifesto olmuştur âdeta.

Hikâye kısaca şöyle; Cengiz Han, Avrupa Seferi hazırlıklarındadır. Ünlü bir kâhini çağırıp görüşlerini öğrenmek ister. Kâhin, bu sefer sırasında, Cengiz Han’ın başının üzerinde küçük beyaz bir bulutun dolaşacağını ve O’nu koruyacağını söyler.

Nitekim, sefer boyunca Cengiz Han kendisini takip eden küçük beyaz bulutla birlikte ilerler. Gök-Tengri’nin kendisine verdiği bu ayrıcalıkla daha gururlu daha disiplinli bir ruh hali ile devasa ordusunun başında akıp gider Avrupa’ya doğru. Ordu disiplinin dağılmaması için doğa kanunlarını hiçe sayan ve Gök-Tengri’yi kızdıran yeni bir yasak getirir Cengiz Han; Askerlerin arkasında yer alan kadınlar, çocuk doğurmaları halinde idam edileceklerdir.

Ordunun ardında hizmetli olan nakışçı Togulan kadın ile yüzbaşı Erdene arasında, sefer sırasında kıvılcımlanan aşk, sonunda meyvesini verir, bir çocukları olur. Kunan koyarlar adını, yarışan tay anlamında.

Sevimli bir çocuktur Kunan, ama varlığı çabuk fark edilir ve Cengiz Han’a ulaştırılır. Cengiz Han çıldırır ve yasaklarına uymadıkları için birbirine sevdalı Erdene ve Togulan’ı hemen idam ettirir.

Tiran, insan olmanın tözünü, yasasını hiçe saymış, kendi pis disiplini için gereksiz yere cana kıymıştır.

Ne var ki; küçük beyaz bulut artık görünmez olur Cengiz Han’a. Etrafındaki biliciler, zülmü ile beyaz bulutu küstürdüğünü söylerler.

Gök-Tengri’nin yasalarına karşı gelerek O’nu kızdırdığını anlar, Avrupa seferini durdurur ve ülkesine geri döner. Çok geçmeden de ölür.

Her insanın farkında olsa da olmasa da, bir beyaz bulutu vardır kendisini selâmete götüren; eşidir, çocuklarıdır, gerçek dostlarıdır genelde devleti yönetenlerdir.

İnsanî özünden uzaklaşmış, yarını olmayan despot eğilimlere giren, zulmü güç sayan kim olursa olsun, beyaz bulutunu küstürecek ve tarihin çöplüğünde yerini alacaktır.

Aytmatov sonunda şunu söyler; “ Mutlak güç yozlaştırır. “

Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com