IŞIK TABAN İLE ZAMAN YOLCULUĞU

Araştırmacı Gazeteci Yazar Işık Taban’ın “Şehrimizde Tarihin Ayak İzleri” adlı söyleyişi programı yoğun katılım ile gerçekleşti. Fethiye Turizm Derneği organizesinde gerçekleşen söyleşi programında; Araştırmacı Gazeteci Yazar Işık Taban Fethiye’nin tarihi ve sosyal yaşamı hakkında konuşma yaptı. Adeta bir zaman yolculuğunu andıran söyleyişi programı ilgiyle izlendi. “Şehrimizde Tarihin Ayak İzleri” adlı söyleyişi programının açılış konuşmasını yapan Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur “Derneğimiz tarafından Fethiye’miz ve bölgemiz ile ilgili söyleyişi etkinliklerini başlatmış bulunmaktayız. İlk konuğumuz olan Fethiye’mizin değerli yazarlarından Işık Taban’ı bu gün burada misafir etmekten dolayı mutluluk duymaktayız. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi. Paspatur çarşısı Ceres Kafe Performans Sanatları Merkezinde gerçekleşen söyleyişi programına; Fethiye Emlakçılar Derneği Başkanı Serdar Oğuz, Fethiye Yerel Tohumlar Derneği Başkanı Ebru Oğuzhan Yeter, Fethiye Gazeteciler Derneği Başkanı Osman Baykuş, Deva partisi Fethiye İlçe Başkanı Saniye Kulaç, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile Fethiye’nin tanınmış kişileri ve davetliler katıldı.

“FETHİYE TARİHİ DEĞERLERİYLE BİRLİKTE YAŞANILAN BİR ŞEHİR OLMUŞTUR”

Araştırmacı Gazeteci Yazar Işık Taban konuşmasında “Fethiye bir çok uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve geçmişten bu güne kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapan özel bir şehirdir. Fethiye’nin en büyük farkı Telmessos’tan bu güne kadar şehir’de yaşam devam etmiş ve hiçbir zaman terk edilmemiş bir şehirdir. Fethiye her zaman geçmişten gelen tarihi değerleriyle birlikte yaşanılan bir şehir olmuştur. Bu kadar çok yapılan tahribata rağmen Fethiye’de geçmişten bu güne gelebilen son kalan tarihi izleri hala görebilmekteyiz. Maalesef ki; bu  tarihi ve kültürel dokuya uygun bir planlama hala  yapılmamıştır. Şehirlerin hikayeleri vardır. Fethiye’de hikayeleri ile anılan özel bir şehirdir. 1896 Fethiye’sine ait sizlere eski fotoğraflar göstereceğim. 1896 yılından bu güne baktığımızda Fethiye’nin gelmiş olduğu halini göreceğiz. Evet 1957 yılında Fethiye’de bir deprem oldu ve tarihi binaların bazıları yıkıldı fakat hepsi yıkılmadı. Eski Fethiye’nin kalbi olan Hamam sokağının bu günkü haline baktığımızda içler acısı bir şekilde barlar sokağı olduğunu görmekteyiz.  Üzülüyorum. Çünkü eski bir Fethiyeliyim. Burada doğdum benim gibi hepimizin anıları var. Eleştirdiğim zaman bazıları bana tepki gösteriyor. Bir yere gelemediği için böyle konuşuyor diyorlar. Benim bir yere ve  bir mevkie gelme ihtiyacım yok.  Fethiye ile ilgili kitaplarım var yerel gazetede ve sosyal medyada yazdığım makalelerim var. Yeni bir kitabımda bu ay sonunda çıkacak. Yazmaya devam edeceğim” dedi.

“KİMLİĞİNİ UNUTAN BİR ŞEHRİ YAĞMALAMAK TABİ Kİ DAHA KOLAYDIR”

Konuşmasına devam eden Işık Taban “1952 yılında Fethiye’yi ziyaret  Rum mübadillerden Kalliopi Marsalus ismindeki hanımefendi eski Fethiye ile ilgili çok özel fotoğraflar çekmiş. Tabi hayatta değil toprağı bol olsun. Bu fotoğrafları gün ışığına çıkaran varisleri Fethiyeli hemşerilerinin bu fotoğrafları kullanabileceğini söylediler. Kendilerine teşekkür ediyorum. Hamam sokağının hazin öyküsünü kitaplarında belirttim. Temessos’tan Fethiye’ye kadar olan 4 bin yıllık zaman yolculuğunda bir kuyumcu titizliği ile Fethiye’nin tarihi değerlerini bir mücevher kutusuna koymak için mücadele eden tüm değerli büyüklerimize ve arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Mutlaka Telmessos’lu savaşçı kadın Helen’in lahit’ini nereye götürdülerse bulacağız. Fethiye’nin bütün tarihi eserleri ve değerleri; o mücevher kutusunda yerini alacaktır. Kentler için simgeler çok önemlidir. Bodrum Halikarnas Mozolesini yurt dışına götürmüş olsalar bile sanki oradaymış gibi o kadar güzel hikayesini anlatıyorlar ki  ve  izinden ısrarla yürüyorlar. Takdir ediyorum.  Bizde mutlaka Telmessos’lu savaşçı kadın Helen’i ve ardından gelen onun ruhunu taşıyan Fethiyeli savaşçı kadınların anısına İnşallah gün yüzüne çıkaracağız. Bunun gibi bir çok projemiz var. Telmessos’lu savaşçı kadın Helen’in bir parçada olsa genlerine sahip bir Fethiyeli kadınım. Beni herkes tanıyor. Fethiye ile ilgili 6 tane kitabım var. 7’incisi yakında çıkacak. Belediyecilik geçmişim var. Fethiye ile ilgili kaygılarıma devam ediyorum. Makalelerimde de bu kaygılarımı yazıyorum. Bazıları istemese de, Fethiye’nin baronları hoşnut olmasa da yazmaya devam edeceğim. Kimliğini unutan bir şehri yağmalamak tabi ki daha kolaydır. Buna asla izin vermeyeceğim” dedi. Fethiye’nin kent kimliği korumak ve gelecek kuşaklara iletmek için mutlaka bir kent müzesinin kurulması gerektiğini ifade eden Işık Taban; Fethiye’nin ayakta kalan tarihi binalarını ve tarihi sokaklarında kalan son eserlerini göstererek belediye’yi ve yerel yönetimleri  bir kez daha göreve davet etti.

 

Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com