YARMA HAREKÂTI

   Kuşatılmışlığı kırma yöntemi, dün de bu günde aynıdır; kaçınılmaz olana boyun eğmek yerine, yürekli bir baskın çıkışla, yarma harekâtına kalkışmak tek geçer seçenektir.

Karşıt kesim için başarısızlıkla geçen genel milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimi geride kalmıştır.

O seçim başarısızlığının giderilebilmesi için de yerel genel seçimler paha biçilemez değerde bir fırsattır.

Örgütlerde doğru dürüst bir yenilenme gerçekleşmez ise umulan sonucun ters tepmesi de olasıdır.

Bunca yaşam güçlüğü, karşıt kesime büyük bir oy kaymasına neden olmuyorsa güdülen siyaset anlayışı kadar, ön alan kişilerde de sorun var demektir.

Seçimin ne koşullarda yapıldığı, sürecin nasıl işletildiği konuları üzerinde yapılan açıkoturum tartışmaları halen sürse de artık bir önemi kalmamış görünüyor.

Ders çıkartanların olması elbet beklenir. O yolda sonuç almaya kitleninmiş ise, yapılacak çalışma bellidir; sürece daha iyi hazırlanmak.

Uluslararası yayın yapan Çin Radyo ve Televizyon kanalının bir ara izleyici gediklilerinden biri olmuştum. Türkçe yapılan o yayınlarda ilgimi çeken birçok değişik boyut vardı. Öylesi yayınların birinde önemli bir olay dile getirilmişti. Ekilip biçilen, sit alanı benzeri, geniş bir yerde, ilginç buluntulara rastlanmış. Onlar, ilgililerce incelendiğinde, orada rastlanılan kemik ve iskeletlerin yüzyıllar öncesiyle ilintili olduğu belirlenir. En çok da büyük bir ordunun yenilgiye uğramış, bozgun yaşamış askerlerinin capcanlı, diri diri olarak toprağa gömüldükleri efsanesi akıllara getirilir. Nitekim de bütün bulgular o büyük savaşla ilişkilendirilir.

Ülke tarihinde bir büyük savaş olmuştur. İki büyük ordu karşı karşıya gelmiştir. İyi yönetilen ve hazırlığını yerli yerinde yapan ordu üstünlüğü ele geçirir. Karşılarındaki dev orduyu, sürekli daralttıkları çember içine alırlar. Geri geri de püskürtür dururlar.

Yenilgilerinin kaçınılmaz olacağını gören ordu komutanı kral ve kurmay heyeti, kurtuluşları için ordularından seçme bir birlik oluşturarak yarma harekâtına karar verirler.

Geri geri çekilen bozgun yemiş ordu askerleri ise sonuçta derin bir uçurum kıyısına geldiklerinin ayırdına varırlar. Üstelik başsız da kalmışlardır.

O seçme birliklerin yarma harekâtı da pusuya düşüldükleri için başarısız olur.

Geriye kalan asıl büyük ordu asker birlikleri ise komutansız kaldıkları için hiç vuruşamadan uçurum dibini boylarlar. Hepsi de diri toprağa gömülürler. Ordunun büyüklüğü 500 binli sayıyla dillendirilir.

Bu özetleyerek anlattığım tarihî olaydan elbet ders çıkartılmasını umuyorum.

Bir çeyrek yüz yıl sonra İstanbul, Ankara Belediye Başkanlıkları kazanılmış, ilçemizde de aynı durum söz konusu. Bu ülke siyasî gidişatında önemli bir eşik ve yeni bir başlangıç ivmesidir. Kolay da olmamıştır.

Neresinden bakarsanız bakınız, gelinen öylesi aşama da onca uzun süreli kuşatılmışlığa karşı güçlü bir yarma harekâtıdır. O yanıyla da çok değerlidir.

Tunceli, Eskişehir Belediye Başkanlıkları da öyledirler. Ki merkezî yönetim, bir daha yok baskın seçimdi, yok erken seçimdi gibi yollara başvuramaz olmuştur. Karşıt kesime de öncesinde hiç olmadığı kadar bir özgüven duygusu gelmiştir.

Sonuca geleyim… Yukarıda sözünü ettiğim tarihî bozgun olayımızdan da anlaşılacağı üzere, geniş kitleler, hedefsiz ve başsız bırakılmamalıdır.

Her sandığın başına bir partili koyamayan genel başkan yardımcılarına işten el çektirilirken, başkalarının da yerlerini koruyamayacak olmalarına şaşılmamalıdır.

Yeni bir umut ve heyecan yaratılmasının koşulları bellidir.

Burada, memleketimde işletilecek olan ilçe kongre sürecine arka çıkmaya çalışıyorum. Arkadaşlarımla yaptığım konuşmalarımda hiç de geri durmuyorum. Hazırlanacak listenizde, kendime oy veremeyecek olsam da beni, disiplin kurulunuza yazın, diyorum.

Oyun kurucu yanımız var ya; nasıl kıyıda, köşede kayıtsız kalırız.

Herkese iyi haftalar …

 

Bizde kalın, habersiz kalmayın! BeskazaTV.com